29 Ocak 2013 Salı

Koçluk Nedir? Ne Değildir?

Koçluk Nedir? Ne Değildir?

CoachingGerek blog takipçilerimden, gerek potansiyel müşterilerimden, gerekse aile ve arkadaşlarımdan, koçluk kavramına ilişkin gelen çok sayıdaki soruya bugüne dek yanıt vermeye çalıştım. Gördüm ki kafalar karışık, yoğun bir iletişim bombardımanı altındayız hepimiz. Kurumsal firmaların sayfalarından, dernek tüzüklerinden anlamaya çalışıyoruz koçluğu.

Bu yazımla sizlere koçluk konusunda yalın ve gündelik bir dille bilgiler aktarmayı hedefledim. Yazımın sonuna da konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinmek isterseniz kullanabileceğiniz bazı linkler dahil ettim. Faydalı olmasını diliyorum.

Koçluk tanımına birkaç farklı kaynaktan birbirine yakın tanımlar alabilirsiniz. Öncelikle sizler için mevcut tanımları derleyip toparlamak istiyorum.

Üyesi olduğum Koçluk Platformu Derneği’nin tanımına göre koçluk istenen performansa ve yaşam tatminine ulaşmak için koç (coach) ve müşteri (client / coachee) arasında kurulan planlı bir gelişim ilişkisidir. Müşterinin kendi belirlediği hedefe, koçun desteğiyle ulaşması ve sorunlarının üstesinden tek başına gelmeyi öğrenmesini amaçlar.

Uluslararası düzeyde saygın ve ICF (International Coaching Federation) akredite koçluk ekollerinden biri olan logoErickson Coaching International tanımına göre koçluk, koç ve koçluk alan kişi arasında oluşturulan profesyonel bir paylaşım sürecidir.  Bireylere ve kurumlara destek sağlayan özel bir süreç programıdır. Güçlü soru sorma becerilerini geliştirmeyi, “koçluk alanında” kalarak kişilerin kendi kaynaklarını harekete geçirmeleri ve gerçekte ne istediklerini, bu isteklerine nasıl ulaşabileceklerini, kararlılıkla sonuca ulaşmak üzere bu isteklerini nasıl sürdürebileceklerini ve ulaşılacak sonucun net tanımını nasıl yapabileceklerinin yaklaşımlarını ortaya koyan bir disiplindir.

Yine uluslararası kabul görmüş ekollerden biri olan Adler International Learning koçluk yaklaşımını izah ederken “Temelde koçluk, beklendiği şekilde sonuçlanacak gerekli değişimlerin kolaylaştırılması ile ilgilidir. Mevcut durumu gelecekte arzulanan bir duruma taşır.” biçiminde tarif eder koçluk hizmetini.

Ben, sizlere genel bir fikir verebilmesi ve yazının bu tanımlarla uzayıp gitmemesi için yaygın kabul görmüş 3 kurumun tanımıyla yetiniyorum. Bir Google araması yaparsanız, daha çok sayıda farklı tanım ve yaklaşıma ulaşabilirsiniz.

Bütün bu tanımlarda ortak olan yönler, profesyonel bir süreç oluşu, hedef, sonuç ve çözüm odaklı oluşu, değişimi desteklediği yönündedir. Bu soyut kavramları, koçluk sürecini tecrübe etmemiş birinin kafasında netleştirmesi çok kolay değil, kendimden biliyorum :)

Şimdi istersiniz gelin koçluk hizmeti pratikte nedir ona bakalım.

confusedBen, koçluğu en yalın haliyle bir sistemli düşünce süreci olarak tanımlıyorum. Hani, bir karar anında, bir duygusal yoğunluk sürecinde, yeni bir işe başlarken ya da her şey yolunda giderken ama hobilerinize bir türlü vakit ayırmazken, içinizde bir sürü küçük insan konuşuyormuş gibi hissederiz. Hani, ne yapmak istediğimizi bildiğimizi düşünürüz ama nereden başlayacağımızı çözemeyiz. Hani, kişisel gelişimimizi desteklemek için birçok eğitime katılırız ama hiç biri tam da bize özel, kişiselleştirilmiş değildir. İşte bu noktalarda koçluk hizmeti devreye girer.

Koçluk hizmetini verene koç diyoruz. İngilizce “coach” kelimesinden türemiş, yani sizi alıp bir yerden bir yere taşıyan bizim servis otobüsü dediğimiz “coach” kelimesinden. Koçu, yanında zengin ve kat kat açılan alet edevat çantasıyla bir kişisel gelişim ustası gibi düşünebilirsiniz. Siz, konunuzu ortaya koyarsınız, o size uygun alet edevatı temin eder. Klasik ustalıktan farkı ise, iyileştirme ya da tamiri yapmanın da süreçte size düşmesidir. Sizi kendi kendinizin ustası yapmak ister.

Yani yaygın bir yanlış anlamanın aksine, koç size akıl fikir vermez. Örneğin, kilo probleminiz var ve bir koça gittiniz. Eğer doğru bir koç seçmişseniz, hiçbir zaman spor yapmalısın, diyet yapmalısın, bak sana bir diyetisyen önereceğim, ben çok memnun kaldım gibi yönlendirmeler yapmasını beklemeyin! Her şeyden önce kilo vermeniz için neler yapmanız gerektiği konusu bambaşka bir uzmanlık alanıdır.

E iyi hoş da koç ne yapacak o zaman? Öncelikle koçunuz, kilo problemi dediğiniz konuyu bir istenen sonuç çerçevesine oturtacak. Yani, kilo problemim var cümlesini x kiloya inmek benim için iyi olur, bunu kendime hedef olarak belirlemeliyim demenizi sağlayacak. Çoğu zaman insanlar ne istemediklerinin çok net farkındadırlar, kiloları istemediklerini bilirler mesela. Ancak ne istediklerini tanımlamaları istendiğinde bunu aynı netlikle ifade edemezler. Örneğin genellikle koçluk çalışmalarımızda, “… tarihine kadar, sağlığımı ve sosyal yaşamımdaki dengeleri bozmadan, … kiloya inmiş olma hedefim var” demezler.

Beni çok şaşırtan durumlardan biri, sorundan sonuç çerçevesine geçerken, çoğu zaman konunun örneğin kilo olmadığı, kişinin aslında kilosuyla ne sağlık ne de aynada kendini beğenmesi sürecine dair bir sorununun bulunmadığı, yine örneğin, aslında sadece aşık olduğu kadın ya da adamın onu beğenmesine ilişkin bir tatmin duygusuna ihtiyacı olduğu ortaya çıkıverir!  Bir bakarsınız kilo sorunum var diye gelen bir müşteriyle ikili ilişkiler, özgüven, ilişkilerden beklentiler üzerine çalışmaya başlamışsınız!

Profesyonel bir koçla çalıştığınızda, gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu tanımlayabilir, daha sağlıklı, sonuç odaklı, muğlak değil net hedefler belirleyebilirsiniz.

Eee, koç bütün bunları nasıl yapıyor? Her şeyden önce koçunuzun sizden bağımsız olduğunu hatırlayın. Size karşı tarafsız, objektif bir tutum içinde! Ustalık işte burada devreye giriyor. Sizin elinizde olmayan yöntem ve araçlar, yıllarca bu konuda eğitim görmüş ustanın yani koçun elinde mevcut. Bol miktarda soru üreten koçunuza yanıtlar vermeye hazır olun.

E hedefi belirledik, şimdi ne olacak, bitti mi? Elbette bitmedi! Hedefe sizi taşıyacak alternatif yolları keşfetmenize de, sizi o hedefe giderken motive edecek kaynakları bulmanıza da, hedefinizi zamana ve koşullara göre revize etmenize de, hedefiniz için hareket adımları belirlemenize de koçunuz yol arkadaşlığı yapmaya devam edecek.

Bir ömrüm koçla çalışarak mı geçecek yani? Bu sorunun cevabı hem “evet” hem “hayır”. Profesyonel koçlar en business resultstemelde başı sonu belli çalışmalar yapmak üzere eğitim alırlar. İyi bir koç, müşterisinden bağımsızdır, müşterisinde bir bağımlılık yaratmak istemez. İyi bir koç, mevcut konuyu sonuçlandırmak ister, yeni sorunlar ekmez! Kısaca diyebiliriz ki, çözüm ve sonuç odaklı bir hizmet alırsınız. Sonuca ulaştığınızı ya da sonuca tek başınıza yürüyebileceğinizi hissettiğinizde koçluk ilişkisini sonlandırırsınız.

Buna alternatif olarak düzenli olarak koçluk hizmeti almak ve bunu bir ömür boyu sürdürmek de mümkün. Çok yoğun tempolu çalışan profesyoneller, sosyal yaşamı çok hareketli olan kişiler, ekiplerinin sürekli gelişimini önemseyen kurumlar, iki haftada bir ya da ayda birlik periyodlarla koçluk hizmeti alarak, analitik ve sağlıklı düşünce süreçlerini desteklerler. Bu bir, sürekli gelişim odaklı koçluk ilişkisidir.

Özetle ne sıklıkta koçluk hizmeti alacağınız, masaya getirecek konunuz olmasına bağlıdır.

“Peki, sadece sorunlarımız olduğunda mı koçluk hizmeti almalıyız?” diye de soranlarla karşılaşıyorum. Bu sorunun yanıtı net bir “hayır”dır. Yakın bir arkadaşım bana “kariyerim yolunda gidiyor ancak onu daha iyiye taşıyabileceğimi hissediyorum. Kendi potansiyelimi daha fazla ortaya çıkartmak istiyorum. İşe nereden başlayacağım konusunda ise kafam karışık” demişti. Bu durum da tam olarak koçluk alanının konusudur. İyiyi daha iyiye taşımak, mevcut potansiyeli gerçekleştirmek…

“Psikolog ve psikiyatrlar ile koçluğun farkı ne?” sorusu yine en sık karşılaştığımız sorulardan biridir. Hepsinden önce şunu net olarak söylemek gerekir ki, aklı başında bir koç, eğer psikiyatri ya da klinik psikoloji dallarından birinde de diploması yoksa o mesleğin konularına müdahil olmaz! İyice anlaşılmalıdır ki koçluk bir tedavi, terapi süreci değildir. Yine iyice anlaşılmalıdır ki, koçluk psikoloji ya da psikiyatriye alternatif bir meslek dalı değildir! Koçluk, bu alanların dışında hizmet üretir. Kafa karışıklıkları en çok duygusal süreçlerin konu olduğu çalışmalarda yaşanıyor. Basit bir örnek vermek gerekirse, eşinizle yaşadığınız bir sorunu bir koç ile görüşebilirsiniz. Koçunuz size alternatif bakış açıları geliştirmeniz, empati becerinizi kuvvetlendirmeniz, konu üzerinde kapsamlı düşünebilmeniz, istediğiniz ilişki modelini kafanızda netleştirebilmeniz, daha faydalı ve etkili yaklaşımlar ortaya koyabilmeniz için yardımcı olur. Ancak, eğer eşinizle aranızda, bir evladınızın vefatı gibi büyük bir travma ya da taraflardan birinin psikiyatri tarafından teşhis edilmiş bir ruhsal rahatsızlığı mevcutsa çalmanız gereken kapı koç kapısı değildir. Tekrar özetlersek, koçluk süreci bir tedavi ya da terapi süreci değil, kişisel gelişiminizi ve hedeflerinize ulaşmanızı destekleyen, yapılandırılmış ve profesyonel süreçtir.

Bu yazıyla birlikte, kafanızda koçluğa dair bazı soruların cevaplanmış olduğunu umuyorum. Koçluk konusunda sormak istediğiniz her şey için, firmamın kurumsal twitter ve facebook hesaplarından ya da aşağıdaki yorum kutucuğundan bana ulaşabilir, sorularınızı iletebilirsiniz:

Twitter.com/reframe_gelisim

Facebook.com/ReFrameGelisim

 

Konuyla ilgili araştırmalarınızı destekleyebilecek bazı web siteleri:

Koçluk Platformu Derneği

NLP Akademi Türkiye

ICF Türkiye

Erickson Coaching International

Adler International Learning

 

 

email
  1. 21 Nisan 2013, 13:29
    BÜLENT ELER yazdı:

    Bence liderlik,koçluk öğrenim ve eğitimle bir sınıra kadar geliştirilebilir.Gerçek koç doğuştan genlerinden gelen özellikler varsa olabilir.Tıpkı sanatçı gibi.

    • 22 Nisan 2013, 14:13
      Gökçe Ilgaz yazdı:

      Merhaba Bülent Bey. Öncelikle yazımı okuyup görüşlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Bahsettiğiniz husus, benim de merak alanlarımdan biri aslında. Bu konuda yaptığım araştırmalarda hiç bir bilimsel bulguya rastlamadım. Sanırım gen bilim konusunda hala yolun başındayız :) Benim şahsi kanaatim de, doğuştan gelen yeteneklere uygun meslekler yapılması halinde başarılı sonuçların daha hızlı ve kolay anılacağı yönünde. Bununla birlikte, doğuştan getirdiği bir yetenek olmasa da, bilhassa yönetici, ebeveyn, eğitmen gibi rollere sahip kişilerin temel koçluk becerileri konusunda kendilerini geliştirmelerinin de çok faydalı olduğunu düşünüyorum. İyi bir koç seçme açısından konuya bakarsak, işte bu noktada ikisine eşit ağırlık vermek durumundayım. Zira, doğuştan beceriye sahip de olsa eğitimsiz bir koçun fayda yaratmak yerine, sorun ekmek, akıl vermek, fikrini dayatmak gibi hatalara düşebileceği aşikar. Denenmiş ve faydası kabul görmek teknik ve yaklaşımların eğitimlerle desteklenmesi zaruri. Aynı şekilde, sadece iyi eğitimlerden geçmiş ama karşısındakiyle henüz rapport kuramayan, empati/sempati sınırını belirleyemeyen ya da öğrendiklerini beceriye dönüştüremeyen koçlar da yok değil. Ben, genelde referanslarla çalışıyorum ancak beni tanımayıp tereddütü olanlarla 20 dakikalık bir ön görüşme ve demo çalışma yapıyorum.

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir..